YKS Planlayıcı
Öğrenme Bilimi

Ders Çalışma Yöntemlerinin Bilimi: Hangisi Gerçekten İşe Yarıyor?

Öğrencilerin en çok kullandığı yöntemler, araştırmaların en az etkili bulduğu yöntemler. Bu tuhaf uyumsuzluğun sebebi ve YKS hazırlığında ne yapılması gerektiği.

Bilişsel psikoloji araştırmalarına dayalı · 10 dakikalık okuma

Ders çalışmak konusunda garip bir durum var: neredeyse herkes çalışıyor, ama çok az kişi nasıl çalıştığını sorguluyor. Yöntemleri anne-babadan, arkadaştan, alışkanlıktan devralıyoruz ve işe yarayıp yaramadığını test etmiyoruz.

Oysa bu alanda ciddi araştırmalar var. Ve bu araştırmaların ortak bulgusu rahatsız edici: en yaygın yöntemler, en az işe yarayanlar.

Araştırmanın notlandırdığı on yöntem

2013'te John Dunlosky ve ekibi, öğrencilerin kullandığı on yaygın çalışma yöntemini yüzlerce çalışmayı tarayarak değerlendirdi ve her birine fayda notu verdi. Tablo şöyle çıktı:

YöntemFayda notu
Kendini test etme (soru çözme, hatırlamaya çalışma)Yüksek
Aralıklı çalışma (zamana yayarak tekrar)Yüksek
Ayrıntılı sorgulama ("neden böyle?" diye sormak)Orta
Kendi kendine açıklamaOrta
Karışık çalışma (farklı konuları harmanlamak)Orta
Özet çıkarmaDüşük
Altını çizme / işaretlemeDüşük
Anahtar kelime ile ezberDüşük
Zihinde canlandırmaDüşük
Tekrar tekrar okumaDüşük

Listenin altındaki üç yönteme dikkat et: altını çizmek, özet çıkarmak ve tekrar okumak. Muhtemelen en çok yaptığın üç şey. Ve araştırmalar bunları düşük faydalı buluyor.

Neden yanlış yöntemleri seviyoruz?

Cevap, öğrenmenin nasıl hissettirdiği ile ne kadar kalıcı olduğu arasındaki farkta.

Bir konuyu üçüncü kez okuduğunda metin tanıdık gelir, akıcı okursun, "biliyorum" hissi oluşur. Bu his rahatlatıcıdır. Ama tanıdıklık ile hatırlayabilmek aynı şey değil. Sınavda karşına metin çıkmıyor — boş bir sayfa ve bir soru çıkıyor.

Buna karşılık kendini test etmek zordur, hata yaparsın, "bilmiyormuşum" hissi verir. Bu his caydırıcıdır ama tam da bu zorluk öğrenmeyi kalıcı kılar. Araştırmacılar buna arzu edilen zorluk (desirable difficulty) diyor.

Kısa kural: Çalışma yöntemin sana kolay ve rahat geliyorsa, muhtemelen az öğreniyorsundur. Zorlanıyorsan ve hata yapıyorsan, muhtemelen çok öğreniyorsundur.

Yüksek faydalı iki yöntemi YKS'ye uyarlamak

Kendini test etme

YKS bağlamında bunun en doğal karşılığı soru çözmek. Ama önemli bir ayrım var: soruyu çözmeye çalışmadan çözümüne bakmak, kendini test etmek sayılmaz — o da bir tür "tekrar okuma"dır.

Aralıklı çalışma

Aynı toplam süreyi zamana yaymak, tek seferde harcamaktan daha iyi sonuç veriyor. Cepeda ve ekibinin çalışmaları, aralıklı tekrarın toplu çalışmaya göre uzun vadeli hatırlamada belirgin üstünlük sağladığını gösteriyor.

Pomodoro nereye düşüyor?

Burada dürüst olmak gerekiyor: Pomodoro tekniği bu listede yok — çünkü o bir öğrenme yöntemi değil, bir zaman yönetimi yöntemi.

Pomodoro sana bilgiyi nasıl daha iyi kodlayacağını söylemez; masaya oturmanı ve dikkatini toplu tutmanı kolaylaştırır. Bu değersiz demek değil — çoğu öğrencinin gerçek problemi zaten "yanlış yöntemle çalışmak" değil, hiç başlayamamak veya sürekli bölünmek.

Doğru kurgu şu: Pomodoro çerçeve, kendini test etme içerik. 25 dakikalık bir bloğu tekrar okuyarak geçirirsen Pomodoro seni kurtarmaz. Aynı bloğu soru çözerek geçirirsen ikisi birlikte çalışır.

Uygulanabilir hâli: Her Pomodoro bloğuna somut ve test edilebilir bir hedef koy. "Türev çalışacağım" değil, "türev alma kurallarından 15 soru çözeceğim" ya da "türev formüllerini deftere bakmadan yazacağım" gibi.

Bir yaygın efsane: "öğrenme stilleri"

"Ben görsel öğrenirim", "ben işiterek öğrenirim" fikri çok yaygın. Bu inanışın sezgisel bir çekiciliği var ama öğrencileri sözde öğrenme stillerine göre gruplayıp ona uygun materyal vermenin öğrenmeyi artırdığına dair güçlü bir bulgu yok. Bu, eğitim araştırmalarında en çok tartışılan ve destek bulamamış iddialardan biri.

Pratik sonuç: "Ben görselim, o yüzden video izleyeyim, soru çözmesem de olur" gibi bir mantık kurma. Materyalin biçiminden çok, o materyalle ne yaptığın önemli — izliyor musun, yoksa hatırlamaya mı çalışıyorsun?

Uykuyu çalışma süresinden çalmanın bedeli

Bir de kimsenin duymak istemediği kısım: uyku, öğrenmenin teknik bir parçası. Gün içinde öğrenilen bilginin kalıcı hafızaya aktarılmasında uykunun rolü, hafıza araştırmalarında sağlam biçimde belgelenmiş bir bulgu.

Bu, "sabaha kadar çalıştım" stratejisinin neden çoğu zaman geri teptiğini açıklıyor: kazanılan birkaç saat çalışma, kaybedilen pekiştirme ve ertesi günün düşük dikkatiyle takas ediliyor. Uzun bir hazırlık maratonunda bu takas genellikle zararına.

Özet: bugünden değiştirebileceğin üç şey

  1. Fosforlu kalemi bırak, boş kağıdı al. Altını çizmek yerine, okuduktan sonra kitabı kapatıp hatırladığını yaz.
  2. Konuyu "bitirip" geçme. Bitirdiğin konuya 1 hafta ve 1 ay sonra kısa ziyaretler planla.
  3. Her çalışma bloğunu test edilebilir bir hedefe bağla. "Çalıştım" değil, "şunu bakmadan yapabiliyorum" ölçüsünü kullan.

Konularını işaretle, tekrar zamanlarını haftalık planına ekle, Pomodoro bloklarını takip et.

Ücretsiz Kullanmaya Başla

Kaynaklar